Bana,

değer verme,
sadece sevgini ver.
böylesi daha güzel.

Son defa,

benim olsan
Uyansam yanında.

Yalan

söylemek güzel bir şey değil tamam mı?

its too late to apologize, too late.

Çok hata yaptım, evet ama hiçbiri bunun kadar büyük değildi herhalde. Bazen düşününce nefesim kesiliyo. Bir utanç ya da bu... Her şeyden farklı gibi. Ya da bir reddediliş... Hemde hiç dönüşü olmayan.

Platonik gün.

Çok pis hırs yaptım bılog, valla. Gidip ders çalışasım var ama kalkmak zor geliyo. Biri beni kaldırsın bence. Ehem, neyse. Bugün gördüm yine seni. O'na koşuyodun. Arkandan bakabildim sadece. Yine onunlasın şu an, biliyorum. Öf pöf, afra tafra. Çok bahtsızım yaa. Platonik olmak berbat bişey dimi? Öyle, evet.

" ... Belki bir nefes daha var,
Ya da öldür istersen ... "

Korku

Ve ben, bugün seni gördüm. Hemde daha merdivenleri çıkarken anlamıştım orada olacağını. Kaç haftadır görmüyorum seni, 1 ya da 2? Emin değilim. Tek bildiğim şey yüzüne bakamadığım. Yapamadım işte, yapamıyorum. Çünkü eğer yüzüne bakarsam gözgöze gelicez ve bu benim yapmak istediğim en son şey. Neden mi? Çünkü yeniden bağlanmak istemiyorum sana. Eğer bir şekilde bakarsam gözlerine, kendime hakim olamamaktan korkuyorum. Ve bu korku, beni öldürüyor.

Dinlenen: Duman-Ah
İçilen: İce tea.
Okunan: The Other Boleyn Girl.
İzlenen: Koku.

hiho.

Şu saatten itibaren toplu bir odanın içinde bulunuyorum. İçeride bulunan her türlü fazlalıktan kurtuldum. Yani sayılır... Sonuç olarak artık hiçbir şey eskisi gibi değil, değil mi? Bu 27'nin bir kuralı hah (: Duvarlarımda bulunan ve artık benim için bir anlam ifade etmeyen posterleri çıkardım. Hatta temizlik sırasında bir Dharma sembolünün bulunduğu poster buldum ve onu dolaba astım. İyi oldu, hoş oldu. Lost candır nasılsa. Neyse işte öyle. Kaçtım ben malum ders çalışmak lazım. Hemde kimya -_- Muck.

Lalalaaa

Varyaa şu kaküllerimi kesitirdiğimden beri ilk defa adam gibi oldu. Çok mutluyum ya öyle. He bide Eyvah Eyvah'ı izledim. Benden mutlusu yoktur anacıım.

Fotoğraf.

Her şey değişti demiştim ama yanılmışım sanırım. Sadece değiştiğini düşünmüşüm. Ya da öyle olmasını hayal etmişim. Bu akşam bir haftadan beri ilk defa canımı acıttın. Tam bir haftadır aklımın ucundan geçmiyordun, suratını hatırlamak istemiyordum. Hatta sırf bu yüzden senin olabileceğin yerlerden kaçtım... Kısacası başka bir maskenin arkasına saklandım. Ama canım çok acıyor biliyor musun? Nerden bileceksin ki? Neyse sen bırak onu bunu. Çok güzel çıkmışsınız fotoğrafta, evet. Yakışıyorsunuz. O değilde ben olsaydım belki... Neyse ya salla kimin umurunda?

Yağmur.



Dün gece biraz erken yattım sanırım. Normale göre erkendi denebilir. Sende yoktun ya hani ortada biraz da ondan sanırım. Soğuk yatağa girmek zor, evet ama başardım ve yattım. Gözlerimi kapattığımda ise gördüğüm tek şey sendin... Ne kadar süre geçti bilmiyorum birden gözlerimi açtım. Yağmur yağıyordu. Çatıya vuran damlaları duyabiliyordum. Küçük, umut dolu yağmur damlaları... Yeniden gözlerimi kapamadan önce birkaç dakika öylece bekledim ve onları dinledim. Yeniden uykuya daldığımda ise seni gördüm. Evet, konuşuyorduk. Uzaktan öyle basit gözüksede seninle konuşmak sanırım mutlu olmamı sağlayan tek şey. Ve uyandığımda yüzümde hafif bir tebessüm vardı. Çünkü dün gece seninle konuşmuştum. Rüyada bile olsa seninle konuşmak şu an da yapmak istediğim tek şey. Peki öyleyse nerdesin? Ah, nerede olduğunu biliyorum. Eğer orada onunla mutluysan kal öyle. Hem belki yağmur yağar üzerinize.


" Birden giderler fark etmezsin,
Kalbinde siren sesleri,
Ağlarsın belli olmaz,
Bu yağmurlar yüzünden. "

Emre Aydın ~ Bu Yağmurlar.

27.02.2010

Evet, her ne kadar saat 12'yi geçmiş olsa da... 27'si bana çok şey anlatıyor. Blogla alakası var mı derseniz bende bilmiyorum. Ve eğer neden blog yazıyosun derseniz size cevap olarak " bilmem " derim. Neden burada olduğumdan ve ne yaptığımdan tam olarak emin değilim. Normalde planlarım farklıydı sanırım. Bilmem öyle işte. Tek bildiğim: kafam patlamak üzere!


Dinlenilen Şarkı: Vega - Elimde Değil.
Mod: Karmakarışık.